Deren Medya

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

AY LAV YU: Aşk her yerde yazıldığı gibi okunur!

Sezonun iddialı yapımları arasında yer alan Ay Lav Yu, şu aralar Türkiyenin gündemini sıkça meşgul eden Kürt Açılımı nın tam kalbine oturacağa benziyor. Film Aralık ayı içinde beyazperdedeki yerini alacak.

Kürtlerin sadece Türkiyeye değil, Amerikaya ve dünyaya, dünyanın da buraya açılımını oldukca sivri, politik ve çok komik bir dille anlatan Ay Lav Yu, değişik konusu ve komedisiyle seyirciye sıra dışı ve kahkahalı iki saat vaat ediyor. Mardinli İbrahimle, Colarado lu Jessicanın aşkının etrafinda gelişen olaylarla izleyicinin hayli ilgisini çekeceğe benzeyen filmi bugüne kadar daha çok oyuncu ve senarist kimliğiyle tanıdığımız Sermiyan Midyat yazıp yönetti ve başrolünü üstlendi.

Filmde Sermiyan Midyat a, Hollywood un ünlü oyuncuları Steve Guttenberg, Mariel Hemingway, Kathie Gill, Josh Folan ın yanı sıra sinemamızdan Meray Ülgen, Ayşenil Samlioğlu ve Fadik Sevin Atasoy eşlik ediyor.

Yapımcılığını Plato Film in üstlendiği filmin konusu şöyle;

Hala Mezopotamya nın asırlık topraklarında bilinmeyen, görülmeyen, duyulmayan coğrafyaların olduğu günümüzde, Türkiyenin Güneydoğusunda da, Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin yoğunlukta olduğu bölgelerde, henüz köy bile olamamış, resmi haritalarda arazi olarak geçen topraklar ve insanlar bulunuyor. Bu köylerin resmiyet kazanamadıkları için ne yolları, ne okulları, ne sağlık ocakları, ne hastaneleri var. Burada yaşayan insanların çoğu gerek siyasi nedenlerle, gerek ihmalleri yüzünden, gerekse cehaletlerinden ötürü kimlik, nüfus cüzdanı sahibi bile değiller.

Aralık 2009 da beyazperdede sinema izleyicisiyle buluşacak olan Ay Lav Yu da böyle bir köy olan Tinne de geçiyor. Tinne Kürtçe bir kelime. Türkçe kelime anlamı Yok olan Tinne de yaşayan herkes resmi olarak da yoklar. Bu trajik olayı traji komik bir dille anlatan Sermiyan Midyat, ilk sinema filminde Hollywoodun önemli oyuncularıyla da çalışma fırsatını elde etti.
 
Tinne Köyünün muhtarı olan Yusuf Ağa 100 yılı aşkın yaşadıkları, fakat resmi olarak kaydı bulunmayan topraklarını tanıtmak ve devlete açılmak için devamlı devlet büyüklerine mektuplar yazmaktadır. Tinne Köyünün bir kimliğe sahip olması, resmiyete kavuşması Yusuf Ağanın en büyük hayalidir. Oğlu İbrahimi de sırf bu amaç uğruna, okuyup buyusun, kimlik sahibi olup Tinne yi var etsin diye bir cami avlusu yerine fakülte avlusuna bırakmış. Yusuf Ağanın  imdadına yetişen Papaz Hana, İbrahimi nüfusuna geçirmiş ve kimlik sahibi olmasını sağlamıştır. İbrahim artık 30 yaşına gelmiş, askerliğini yapmış ve artık köyüne geri dönmüştür. Köyün tek resmi kimlik sahibi olan ve tek umudu olan İbrahim, köyüne dönmüştür dönmesine de beraberinde bir dolu sürprizi de getirmiştir. Kim derdi ki tek bir Allah ın kulunun bile uğramadığı Tinne ye, gün gelecek ve Colarado dan bir aşk gelecek, Jessica gelecek, Amerika gelecek. Tinne nin umudu okumuş İbrahim, İbrahimin aşkı Colarado lu Jessica. Türk Devleti’nin resmi olarak tanımadığı Tinne Köyünde Kürt genci İbrahim ve Amerikalı Jessica, büyük aşklarına bir vatan bulabilecekler midir? Aşkın vatanı Tinne midir, aşkın vatanı yok mudur?

11 Eylül saldırısından sonra birbirinden fena halde korkan ve neredeyse nefret eden Amerika ve Ortadoğu insanları bir aşk yüzünden ilk kez bir araya gelmektedir. Ancak bu kez başlarında ne siyasiler ne de politika vardır. Sadece insan insana bir karşılaşmadır onlarınki.

 Bu Sayfayı Paylaş »
Birinci banner ekleyin
İkinci banner ekleyin
Üçüncü banner ekleyin
Arama Hattı
    Veritabaninda hiç arama hatti yok