Biyografi Edebiyat Kitap Sinema

Frankenstein’ın Yazarının Hayatını Anlatan Film: Mary Shelley

Frankenstein ya da Modern Prometheus’  adlı kült olmuş romanın yazarı Mary Shelly’nin hayatını anlatan film kendisiyle aynı adı taşıyor: Mary Shelley.

Mary Shelley 1797 yılında Londra’da dünyaya geldi. Annesi feminizmin öncü isimlerinden olan Mary Wollstonecraft‘dır. Annesi Shelley’i doğurduktan yaklaşık 10 gün sonra hayata veda etmiştir.

Annesiz bir çocukluk geçiren Mary Shelley filozof ve siyaset yazarı babası William Godwin, ikinci bir evlilik yapmıştır. Üvey annesi ile filmde de görüldüğü üzere hiç anlaşamamakta olan Shelley’in kaçamak yeri annesinin mezarıydı.

Hayalgücü ile bu dünyanın dışında kendisine başka bir dünya yaratıyordu. Babasının öğrencisi olan şair Percy Bysshe Shelley ile evden kaçışıyla babasıyla arası açılan Mary, şair Percy Shelley ile zorlu günler geçirdiler.

Şair Lord Byron ve arkadaşlarıyla buluştuklarında Lord Byron’un onlardan hayalet hikayeleri yazmalarını istemesiyle Frankenstein ilk adımları atılmış oluyor.

O yıllarda hem Mary ve Percy, elektrik adı verilen yeni bilim dalı aracılığıyla gerçekleştirilen ve uzuvları hareket ettirmek için elektriğin kullanıldığı deneylere ilgi duyuyorlardı.

Frankenstein Kalesi’nde cesetler üzerinde denemeler yaptığı iddia edilen simyacı Johann Konrad Dippel’in hikâyelerini de duymuşlardı. Bütün bu deneyimleri ve çocukluk travmaları Mary’nin kitabını yazmasında itici güç olmuştur.

Mary Shelley romanı tamamladığında hiçbir yayınevi yayınlamayı kabul etmiyor. O dönemde bir kadın olarak kendini kabul ettirebilmek oldukça zor. Sonunda bir yayınevi anonim olarak yayınlanması şartı ile kitabı basmayı kabul ediyor. Giriş kısmı Percy Shelley tarafından yazılan kitabı Mary Shelley ‘in babasına ithaf ediyor. 1818 yılında yayınlanan bu roman bir klasik olarak ölümsüz bir yapıt haline gelmiştir.

İlk başta kitabın giriş kısmını yazan Percy Shelley’in kitabı yazdığı düşünülmüşür. Daha sonra büyük bir başarı elde eden kitabın yazarı olarak Mary Shelley tescillenmiştir.

Romanın başarısının yanında bir kadın tarafından yazılan bir klasik olması büyük bir önem taşır. O dönemde aydınlanma düşünürlerinin beyaz erkek hegemonyası altında kendini ezdirmemiştir Mary. Burada aile ortamı, yetişme tarzı onun şansı olmuştur.

Bugün geriye baktığımızda bilim insanı, yazar, filozof gibi aydınlar hep erkekler arasından çıktıysa bunun nedeni kadınların ikinci sınıf olarak görülmeleridir.

Mary Shelley, liberal feminist olan annesi Wollstonecraft’ın mirasını sürdürmüştür. 1851’de hayata veda eden Mary Shelley’in Frankenstein romanı dünyadaki ilk bilim kurgu eseri olarak adını tarihe yazdırmış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir