Sinema Tarih

Katil Doğanlar Filminin Güçlü Etkiler Dönemi İle Analizi


Katil Doğanlar (Natural Born Killers), Oliver Stone tarafından yönetilmiş ve başrollerinde Juliette Lewis ve Woody Harrelson’ ın oynadığı bir filmdir.Film iki katilin hikâyesini anlatmaktadır.

Film, babası tarafından tacize uğrayan bir kişinin, anne ve babasını öldürdükten sonra birlikte olduğu kişiyle işlediği sayısız cinayet konu alınıyor.

Filmde şiddet dolu sahnelerin sit-com sahneleri, tv show sahneleri, animasyonlar şeklinde gösteriliyor.

Kimi zaman siyah-beyaz kimi zaman renkli geçişlerle gerçeklik ve medyada gösterilen şeklinin bir ayrımı yapılmış. Şiddet ve cinselliğin ön planda olduğu film aslında bir şiddet pornografisi diyebiliriz.

Kitle iletişim araçlarının insanları manipüle etme gücü, kitle iletişim kuramları araştırmalarının güçlü etkiler dönemindeki yaklaşımlarında belirtilmektedir .

Güçlü etkiler dönemi 1910’lu yıllar ve 1940’a kadar olan süreci kapsamaktadır. Bu dönemde iktidarlar 1.Dünya savaşı boyunca kendileriyle ilgili halkı etkilemek için kitle iletişim araçlarının gücünden yararlanmışlardır.

Ayrıca totaliter rejimler de varlıklarını sürdürmek adına kitle iletişim araçlarını propaganda malzemesi olarak kullanmışlardır.

“Dünya Savaşı’nda Propaganda Teknikleri” yapıtını yazan Harold Lasswell, kitle iletişiminin kamuoyunu değiştireceği ve nefret, arzu ve umut verebileceği düşüncesini işlemeye başlamıştır. Bu dönemde kitle iletişim araçları etkileri “sihirli mermi” ya da “hipodermik iğne” kuramlarıyla açıklanmıştır.

İletişim kaynağından gönderilen iletilerin hedef kitleyi oluşturan bireyleri tıpkı bir iğne veya mermi gibi etkilediğini söylenmiştir.Medyanın, alıcı konumundaki bireylerin davranışını etkilemesi yaklaşımı güçlü etkiler dönemindeki kuramlarda belirtilmiştir.

Filme dönecek olursak medya tarafından kitleye verilmek istenen obje, öyle güçlü bir konuma getiriliyor ki izleyici manipüle edilerek enjekte edilen şeyi reddedemiyor.

Suç ve şiddet öğeleri görsel araçlarla süslenip izleyiciye verilirken aralara giren reklamlar, kanalı değiştirme izlenimi de film izleyicisine veriyor.

Muhabirin işinde ün kazanmak adına katille röportaj yapmak istemesi ve  kendisine uygulanan şiddeti bile umursamaması medyayı vahşi doğada avlanan bir aslan gibi gösteriyor.

Filmde tüm çıplaklığıyla gösterilen seyirlik şiddet olayları, izleyicilerin duyarsızlaşmasına hatta izlerken zevk almasına neden oluyor. Saldırgan tavır filmin her dakikasında farklı çekimlerle kendini gösteriyor.

İzleyicinin gerçek hayattan koptuğu, medya ile televizyon yoluyla kendine farklı bir dünya yarattığı göz önüne seriliyor. Bu tarz şiddet içerikli, katillerin,kanun kaçaklarının kahramanlaştırıldığı yapıtlar tüm dünyada insanları etkilemiştir.

Filmlerdeki kahraman figürünü gözünde devleştiren ve onlardan etkilenip katil olan ve suç işleyen bireylerin arttığı da gözlemlenmiştir. Bu yönüyle güçlü etkiler dönemine benzer şekilde kitle psikolojisi içerisine girmiş bireyler muhakeme yeteneğini kaybetmişlerdir.

Etkileme aracı olarak medya günümüzde filmler, diziler, tv programlarıyla insanları hipnotize etmeye ve etkisi altına almaya devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir