Sinema

Kitle Psikolojisini Anlatan Film: Onur Savaşı

JAGTEN (ONUR SAVAŞI)

Thomas Vinterberg tarafından yönetilen Onur Savaşı filmi, Avrupa’da küçük bir kasabada geçiyor.  Lucas adlı kreş öğretmeninin pedofil olarak suçlanmasıyla birlikte çevresinde yaşadığı dışlanma ve yaşadığı mücadele gösteriliyor. Lucas çevresinde ve kasabada sevilen biridir.

Küçük bir kız çocuğunun (Klara)  hayal dünyası onu zor bir savaşa sürüklüyor. Çocuklara yapılan basit sorgulamalardan sonra pedagojik anlamda yetersiz tespitlerle birlikte Lucas’a pedofil damgası vuruluyor. Tam da bu noktada aslında Lucas’ın onur savaşı başlamış oluyor.

Sosyal Etki 

Kasaba halkı cinsel istismar gibi hassas bir olay karşısında şüphelerine engel olamıyor ve Lucas’tan uzaklaşıyor.Bu aşamada sosyal etki ile beraber kitle psikolojisi işlemeye başlıyor. Kolektif hal, bilincin kaybolmasına neden oluyor. Bireyler akılla değil içgüdüleriyle hareket etmeye ve muhakeme yeteneklerini kaybetmeye başlıyorlar.

Genelde her konuda çoğunluğun savunduğu durumlar gerçekmiş gibi kabul edilir.Aslında gerçek bilinemez, sadece yaşanır.  Yani suçlanan bireyi tanımadan, yaşamadan, yaşanan hadiseyi iyice analiz etmeden bir hüküm giydirilmemesi gerekir. Mantık bunu gerektirir fakat kitle psikolojisinde bundan söz etmemiz olanaksızdır. İşin içine cinsel istismar gibi hassas bir konu da dahil olunca toplum şiddet ve linç eylemlerini de kolayca uygulayabiliyor.

Filmde Lucas’ın markette alışveriş yapmasının engellenmesi, şiddet görerek uzaklaştırılması ve köpeğinin öldürülerek evinin önüne bırakılması aslında insanların kitle halinde hareket ettiğinde nasıl barbarlaşabileceğinin kanıtıdır. Toplumun iradeden yoksun hale geldiği bu aşamada insanların mantıklı bir neden araması mümkün değildir.

Kitleler dışlanma korkusu içinde çoğunluğa uyma konusunda ortak ruh oluşturmaya karar verirler. İnsanlar toplum içinde normal görünmeye çalışır, dikkat çekmek istemez.

Kasabadaki herkes şüphe duymadan Lucas’ın suçlu olduğuna inanıyor. Çünkü böyle ahlak dışı bir durumun gerçekliğini sorgulamak bile onlara dışlanma korkusu yaşatır. Cinsel istismar toplumların sert şekilde karşı çıktığı bir hadise olduğundan ön yargı oluşturmak kolaydır.

Filmde Lucas’ın toplumun ön yargılarını kırması ve kendini bu öfkeli kalabalığa anlatması imkansız görünüyor. Kendi hayatımızda bile en ufak iletişim problemi yaşadığımız durumlarda kendimizi anlatamamak bizim için çok zor bir durumdur.  Aynı şekilde Lucas’ın başına geleni düşünürsek, kendini anlatamadığı o süreçte gösterdiği mücadele ve sabrı beyaz perdeye gerçekçi bir şekilde yansıtılmış görünüyor.

Spoiler İçerir 

Nihayetinde film sonunda Klara’nın yalan söylediğini babasına itiraf etmesi üzerine Lucas’ın suçsuz olduğu bir şekilde kanıtlanıyor. Lucas aklandıktan bir sene sonra kasaba halkıyla kaynaşmış ve her şey normale dönmüş olarak gösteriliyor.

Filmin orijinal ismi “Av”. Son sahnesinde arkadaşlarıyla ava çıkan Lucas , hayali ya da gerçek olduğu belli olmayan bir avcının silahını ateşlemesiyle vurulmaktan son anda kurtuluyor. Lucas’ın hedef gösterilip dışlanması ve av olmaktan son anda kurtulması arasında bağlantı kurulmaya çalışılmış.

Bir topluluk içerisinde kurallarına uygun yaşayan, sevilen bir bireyin bile kitle psikolojisiyle hareket edildiğinde nasıl nefretle toplumdan dışlanan bir birey haline geldiğini gösteren etkili bir film olmuş.

Sonuç olarak bireysel bilinci kaybetmeyen insan vicdan yoluyla düşünür ve kesin yargılarda bulunmaktan kaçarsa toplumun ortak bilinci içerisinde kendini ve aklını kaybetmeyecektir.

Kolay Pes Edenler İçin 10 Motivasyon Filmi

Uykunuzunu Kaçıracak En İyi 50 Korku Filmi

Sinema

Ana Sayfa

2 thoughts on “Kitle Psikolojisini Anlatan Film: Onur Savaşı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir