Biyografi Sinema Tarih

Schindler’in Listesi Filminin Konusu

Schindler’in Listesi‘nin efsane olması bir rastlantı değildi. Yönetmenlik koltuğunda Steven Spielberg, baş rollerinde Liam Neeson, Ralph Fiennes ve Ben Kingsley gibi üç üst sınıf oyuncu, üstüne de insanların iliklerine kadar işleyecek gerçek bir hikâye olunca ortaya çıkan filmin unutulmaması çok normal.

Oskar Schindler, Zengin olmak için birçok yol denemiş ama bir türlü başarılı olamamış bir Alman girişimci

Almanların Polonya’ya girerek ikinci bir dünya savaşı başlatmasını fırsat olarak görmüş bir insan. Elinde valizi, oldukça az miktarda parasıyla Krakow’a gelip işe koyulur. Karizmatik ve etkileyici bir insan olan Oskar, üretimden önce pazarlamayı ve tanıtımı halletmeye çalışır. Bunu da oldukça kolay bir yoldan yapar. Alman subayların gittiği bir mekâna gider ve ikramlarıyla, konuşmasıyla onları etkiler. İşin pazarlama ve anlaşma kısmı tamamlanmıştır. Peki ya üretim?

Oskar Krakow’a geldiğinde çok az parası vardı ve bunu da Alman subayları etkilemek için kullandı. Kendi işine bakan kar odaklı bir iş insanı olarak da yapması gerekeni çok iyi biliyordu. Şehirde yaşayan Yahudiler’in her şeyine el koyulmuş ve kendilerine ayrılan bölgede, gettoda, yaşamaya zorlanmışlar.

Bu zor durumlarını bilen Oskar içlerinden biriyle Itzhak Stern ile iletişime geçerek fabrikasının ilk adımını atar. Stern başarılı bir muhasebecidir ve Oskar ondan fabrikasını işletmesini ister. Tabi önce fabrikayı satın alması gerekir.

Gettodaki Yahudilerin içinde oldukça zengin olanların varlığından haberdar olan Oskar, Itzhak’dan bir randevu ayarlamasını ister. Hem yatırımcılarıyla hem de muhasebecisiyle anlaşan Oskar, kısa zamanda istediği işe sahip olur.

Savaşlar ekonomi için zor zamanlardır fakat eğer ordu için çalışan bir fabrikan varsa savaştan etkilenmezsin. Oskar da bunun bilinciyle ordu için tencere, tava üreten bir fabrika satın alır.

Subaylarla kurduğu ilişki sayesinde çok kısa bir zamanda fabrikası para basmaya başlar. Hayat Oskar’ın istediği noktaya yavaş yavaş geliyordur. İşlerini sekteye uğratacak tek şey savaşın bitmesi gibi görünür. Fakat tüm bunlar olurken Itzhak Stern fabrika yönetiminin yanında başka işlerle de uğraşmaktadır.

Naziler çalışan Yahudilere daha az sertlik uygularken, çalışamayacak durumda olanlara ise acımıyordu. Bu yüzden iş bulup çalışanlar diğerlerine nazaran daha şanslı idi. Itzhak da bunu bildiği için konumunu kullanarak Yahudilere yardım etmeye başlar.

Tarih öğretmenini kazan ustası, tek kollu yaşlı bir adamı makineci olarak fabrikada işe alır. Sadece bunlar değil tabi, böyle onlarca kişiyi Nazi kamplarından kurtarır. Oskar’ın bu durumu fark etmesi epey zaman alacaktır.

Oskar’ın işleri istediği gibi ilerlerken, Krakow’a yeni bir subay atanır; Amon Goeth. Amon, diğer subaylara göre daha katı görünür ama Oskar’ın onu da etkilemesi vakit almaz. Hatta en yakın arkadaşlarından birisi haline gelir.

Amon’un gelmesiyle beraber Yahudiler’in yaşadığı getto boşaltılır ve yaşayabilecekleri yeni bir kamp alanı yapılır. Bu yer değişikliği Oskar’ın işlerinin aksamasına sebep olur, fakat işi bilen Oskar subaylara daha güzel hediyeler vererek sıkıntıyı çözer.

Zaman ilerledikçe başka zorluklar da ortaya çıkar

Tabi Oskar da yavaş yavaş Itzhak’ın ne yaptığını anlamıştır. İlk anladığında bu durumun onu tehlikeye sokması nedeniyle çıkışsa da daha sonra ikna olur. Savaşın sonları yaklaştıkça Oskar’ın sıkıntıları da büyür.

Krakow’daki Yahudiler’in trenlerle Auschwitz toplama kampına gitmesi emri gelir. Oskar’ın karşısına çıkan en büyük zorluk budur, çünkü onun fabrikasında çalışan Yahudiler de o trenlerde olacaktır. Ayrıca Oskar artık sadece kazandığı parayı düşünen biri değil, onların yaşamını her şeyin önüne koyan biridir.

Değerli hediyeler, bol miktar paralar dağıtmasına rağmen işçilerini kurtaramayan Oskar son kozunu oynar. Onları satın alır. Krakow’da yoktan var ettiği bütün servetini fabrikasında çalışmak için kalacak Yahudilere harcar.

Bu şekilde binin üzerinde Yahudi’nin hayatını kurtaran Oskar Schindler, para düşkünü bir iş insanından, bir kahramana dönüşür. Yahudiler’in çalışmaya devam etmesini sağlamak için fabrikasının üretimini de kazan yerine top mermisi olacak şekilde değiştirir, fakat üretilen mermiler denetlemeleri bir türlü geçemez.

Itzhak, Oskar’ın düşüncelerini öyle etkilemiştir ki Oskar tüm parasını kaybetmek uğruna savaş için mermi üretmeyi de reddeder.

Bu sırada beklenen gün gelir

Sovyet güçlerinin Berlin’e girmesiyle savaş sona erer. Oskar, binin üzerinde insanın hayatını kurtarsa da Nazi Partisi’nin bir üyesidir ve bu onun suçlu olduğu anlamına gelir. Bunu bilen Oskar, fabrikayı işçilerine bırakarak, gönüllere dokunan o konuşmasını da yaparak oradan ayrılır.

Schindler’in Listesi sinemanın en kült yapımlarından biridir. Tartışılmaz. Bunun nedenlerini anlatmaya bile gerek yok. Bir kere izlemek yeterli. Oyuncuların performansı, yaşatılan hava, siyah-beyaz çekim, bu karanlığın içindeki o kırmızılı kız, tek kelimeyle muazzam bir filmdi.

12 Oskar heykelciğine aday olduğunu ve bunların 7 tanesini kazandığını da söylemek gerek tabi. Liam Neeson ve Ralph Fiennes’in nasıl oldu da Oskar kazanamadığı ise hala büyük bir soru.

Hala izlemediyseniz, vakit kaybetmeden geçin ekranın karşısına. İzleyip bugüne kadar ne kaçırdığınızı fark ettikten sonra da gelin bir sonraki Retrospektif yazımızı okuyun. Eminim o yazıdaki filmi de severek izleyeceksiniz.

Finali de Oskar Schindler’in sinema tarihine geçmiş sözleriyle yapalım.

”Onları öldürme hakkına sahip olduğumuz için korkuyorlar. Suç işleyen birini cezalandırabiliyoruz. Adamı öldürtüp kendimizi iyi hissedebiliyoruz. Hatta onu kendimiz öldürünce daha da mutlu oluyoruz. Aslında buna güç denmez, adalet denir. Güç farklı bir şeydir. Öldürme yetkisine sahip olup da öldürmüyorsan güçlüsündür.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir